Evren Diker: Ne yaparsam yapayım, ona ruhumu veririm

MAG Sohbetlerinin bu haftaki konuğu Shell Emea Bölgesi Satış ve Operasyon Direktörü Evren Diker.

İsterseniz önce bir teşekkür ile başlayalım. Hayatınızda birine teşekkür edecek olsanız bu kim olurdu ve neden?

Aileme; anneme ve babama teşekkür ederdim. İkisinin de benim  bugünlere gelmemde inanılmaz katkıları var. Annemden disiplinli olmayı, azmi ve mücadeleyi öğrendim. Her şekilde ayağa kalkıp yeniden deneme gücümü bence ondan aldım.

Babamdan ise,  yaratıcılığı, empati ve takım oyuncusu olma yetilerini aldığımı düşünüyorum. Kendisinin, küçük yaşlarımdan itibaren beni takım sporuna yönlendirmesinin katkısını her yaşımda deneyimlediğimi söyleyebilirim

GLOBAL BİR FİRMADA ÇALIŞMAK BANA BAMBAŞKA KAPILAR AÇTI

Sizi tanıyabilir miyiz, yaşamınızdaki kilometre taşlarından bahseder misiniz?

1977 yılında İstanbul’da doğdum. Orta halli bir ailenin tek kızıyım. Sırasıyla eğitimim; İstek Belde Lisesi, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği ve sonrasında Yeditepe Üniversitesinde MBA Master eğitimi şeklinde tamamlandı. Ama hayattaki öğrenimim elbette devam ediyor.

Çocukken çekingen ve içine dönük bir yapım vardı. Bu yüzden babamın beni hentbola yazdırması ve orada takım olarak kazanmayı, kaybetmeyi öğrenmem, sonrasında ise ilerleyip kaptan olmam, karakterimi her anlamda değiştirdi ve yoğurdu. Yine o yaşlarda gençlik kamplarından biri olan, Bozcaada‘daki Anke Atamer ‘in kampına yazılmam, her yaz çalışarak kendi paramı kazanmaya başlamam ve çok çeşitli sanat aktiviteleri ile iç içe geçirdiğim zamanlar yeteneklerimi keşfetmeme vesile oldu. O kamp sonrasında dans, müzik ve şiir benim ayrılmaz parçalarım oldu. Bunlar eğitim dönemimim kilometre taşları idi.

İş hayatına ise, makina mühendisliği bölümünden mezun olduktan hemen sonra HİLTİ İnşaat Malzemeleri firmasında, saha mühendisi olarak adım attım.  İlk iş tecrübesinin zorluğunu bir kenara koyarsak, işin inşaat alanlarında, kimi zaman oldukça ağır (10- 20 kg ağırlığında değişen) inşaat ekipmanlarının şantiye ortamında demosunu içine alan fiziksel zorlukları, makina satışı ve pazarlamasından sonra tahsilatına kadar satışı tamamlama aşamalarında, yeni mezun biri olarak karşılaştığım ticari zorluklarla inanılmaz bir deneyim geçirdim. İlk satış tecrübem her türlü zorluğu ile bana özgüven kazandırdı. Geriye baktığımda bu deneyimin hayatımda bir kadın olarak her türlü işin üstesinden gelebildiğimi düşünmeme vesile olduğuna inanıyorum.

Sonrasında Shell Türkiye’de görev aldım. Tabii global bir firmanın parçası olmak bana başka kapılar açacak ve beni başka açılardan geliştirecekti. Zaten öyle de oldu. Türkiye satış organizasyonunda görev aldığım süre boyunca, global dünyadaki örnekleri Türkiye’de uygulama fırsatı buldum. Global bir yapıda çalışmak, hem işin içinde hem de diğer ülkelerdeki iyi uygulamaları ve deneyimleri öğrenme açısından sizleri inanılmaz besleyen ve büyüten bir deneyim. Ben de açıkçası bu deneyimden epey faydalandım. Sonrasında ise global rollere atanmam ve burada ekibimin çeşitli ülkelerden konumlanmış olmaları bana gerçek anlamda global dünyada çalışma imkanı, farklı kültür ve becerilerde, farklı önceliği olan kişileri nasıl aynı hedefe doğru koşturabileceğim yetisini öğretti. İşte bu deneyim gerçekten bir kilometre taşıdır benim için ve bu alanda da ilerlemeye, yeni keşiflerde bulunmaya devam ediyorum.

ANNE OLMAK HAYATIMI TAMAMEN DEĞİŞTİRDİ

Son olarak belki kişisel olacak ama anne olmam hayatımı tamamen değiştirdi diyebilirim. Hayata bakış açım, hayattan zevk almam, zamanın, sevginin ve emeğin önemini daha iyi anlamam, yapabileceklerimi görebilmem ve öğrenmem adına oğlum, hayatımın açıkçası en önemli kilometre taşıdır diyebilirim. Kendimi tarif edecek olsam, annelikten önce ve sonra diye neredeyse ikiye ayırabilirim. Çünkü annelik, bana iş hayatı dahil her anlamda potansiyelimi gösterdi ve hayatta daha iyi bir insan olma yolculuğumu pekiştirdi.

Sizce sizi diğer herkesten farklılaştıran özellikleriniz nelerdir?

Tek cevap vermem gerekirse, tutkulu olmam diyebilirim. Açıkçası, ne yaparsam yapayım, ona ruhumu veririm. Bu durum, hayatım için de geçerli diyebilirim. Bu da azmi, devamlılığı ve sürekli daha iyiye gitme isteğini kamçılıyor. İlave olarak sezgilerim, empati yeteneğim, farklılıklara saygı duymam ve bu farklılıklardan daha üretken, dengeli ve eğlenceli bir ekip yaratabilmem diyebilirim.

Sizi başkalarına sorsak en çok hangi özelliğiniz öne çıkar?

Enerjim,  mücadeleci ve eğlenceli yanım.

Günlük yaşamınızda rutinleriniz var mıdır, evet ise paylaşır mısınız?

Kendimce her güne özenli başlarım. Güne başlarken ufak bir meditasyon/olumlama yaparım ve sonrasında güne yelken açarım. Oğlumla kaliteli zaman geçirmeye özen gösteririm. Haftada 2 veya 3 defa çok zorlamadan mutlaka spor yaparım.

Mutlaka okuduğum bir kitap ve üzerinde çalıştığım bir hobim olur. Gün içinde vakit bulamazsam , akşam buna zaman ayırırım.

Zorlayıcı bir dönemden geçerken kendinizi rahatlatmak için neler yaparsınız?

Böyle durumlarda ilk durağım , fikirlerine çok değer verdiğim ailem ve arkadaşlarım olur. Genel olarak kendimi ifade ettikçe ve fikirler aldıkça toparlanmaya başlarım.

İlave olarak, her zorluğun atlatılmasında kişinin kendi emeğini ortaya koyması gerektiğini bildiğimden kendi içimde düşünür, bu zorluğu nasıl geçeceğime dair aldığım fikirlerle beraber mutlaka plan yapar ve o planı uygulamaya koyarım.  Uygulama da beni çok rahatlatır; zira hiç bir şey yapmamak benim için katlanılmaz bir durumdur.

Ayrıca zaman zaman önceliklerimiz gereği hayatımızın ağırlık noktası değişse de, her türlü zorluğun farklı bakış açısı ile aşılabileceğine inanan biri olarak, yaratıcılığınızı beslemek, bu tür zamanlarda hobilerinizden ödün vermemek ve kendinizi rahatlamak, böylece her türlü çözüme açık kalabilmek bence çok kıymetli. Şahsen  gerek iş,  gerekse genel yaşamımda, kendime has uğraşlarım, beni hep pozitif yönde etkiledi ve zorlu zamanları daha rahat aşmama vesile oldu.

Bilinmeyen bir yönünüz var mı?

Orta okul – lise yıllarımda hem okul hem de kulüplerde hentbol oynadım. Profesyonel sporculuğa kadar yükseldim.

Şimdi ise, Shell’de  global ve lokal olmak üzere 2 ayrı müzik grubu kurduk. Her iki grupta da vokalist olarak görev alıyorum. Bazı özel şirket günlerinde grup olarak sahne almışlığımız var. Eskiden piyano çalıyordum ancak daha yeni bateri dersi almaya başladım.

Diğer bir hobim ise dans etmek. Latin dansları ile epey uğraştıktan sonra son 1 yıldır Tango ile ilgileniyorum ve bana ilanılmaz keyif veriyor.  Son olarak, kısmetse 2 yıl içinde de şiirlerimi yayınlama hayalim var.

SATIŞ DÜNYASINDA HEP EMİN ADIMLARLA İLERLEDİM

Satış dünyasında olmak bilinçli bir tercih miydi sizin için, bugünlere nasıl geldiniz?

Hayır, doğrusu değildi. Makina mühendisliği okumuştum ve üniversiteden çıkar çıkmaz, tek hedefim aileme yük olmadan iş hayatına atılmaktı. O dönemde satış pozisyonlarına hep mühendis kökenli kişileri alıyorlardı. Ben de hemen, satış pozisyonuna başvurdum ve HİLTİ İnşaat Malzemeleri’nde  saha mühendisi olarak göreve başladım.  En hafifi 10 kg’luk delici-kırıcı makinaların şantiyelerde demosu,  satışı ve yine o dönemin (22 yıl öncesi ) her türlü fiziksel, toplumsal zorlukları ile inanılmaz bir deneyim elde ettim.  Burada 2 yıla yakın çalıştıktan sonra Shell Türkiye‘de yine satış işinde göreve başladım. Benim için satış; dinamizmi, her gün yaşattığı farklı deneyimi ve ortaya koyduğun emeğin sonucunu görme hızı ile inanılmaz bir yaşam tarzı haline gelmişti. Bunu bir de Shell gibi bir firmada sürekli öğrenen, farklı zorlukları kişiye deneyimleten bir şirket bünyesinde yapıyor olmak beni çok mutlu etmişti. Bu sebeple satış işine belki bilinçli başlamadım ama sonra hep emin adımlarla, çok isteyerek ilerledim.

Ekibinize alacağınız kişilerde nelere dikkat edersiniz?

  • İşi ne kadar istediğine ve neden istediğine,
  • Mevcut ekibin ihtiyacı ile kendisinin ekibe katacağı özelliğinin örtüşüp örtüşmediğine,
  • Kendisini neden seçmem gerektiğini bana iyi anlatabilmesine,
  • Deneyimine.

Ekibinizi motive etmek için hangi araçlardan yararlanırsınız?

Motivasyon kişiden kişiye, ekiplerden ekiplere değişen bir kavram. Bu sebeple işin özü ekibinizi, ekibi oluşturan bireyleri iyi tanımanız gerekiyor. Onların beklentileri  ihtiyaçlarını bilip, kurduğunuz dürüst ve içten bağlar, motivasyon ipuçlarını size verecektir.

Yine de birkaç örnek vermem gerekirse; Türkiye ekipleri ile çalıştığımda maddi ödüllendirme, ekipçe bir araya gelme, sorunları ve çözümleri beraber ve yüz yüze konuşup, hedefi belirleme sonrasında bunu mutlaka ekipçe kutlamanın çok önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu deneyimledim. Aynı zamanda mevcut işinin yanında , kişinin kendisini gösterebileceği bir görev de, ileride kariyer hedefi olan kişileri inanılmaz motive etmekte ve ekibe de itici güç sağlamaktadır.

Global ekiplerde  ise; sözlü ödüllendirme, iş/yaşam dengesine saygı, sorunları 360 derece bakış açışı ile konuşabilmek,  farklılıkları dinlemek, önemsemek ve ortak bir çözüm üretmek, takım motivasyonu için çok kıymetli. Global ekiplerde çok sık yüzyüze gelemediğinizden, en az yılda bir defa yapılan yüz yüze satış toplantıları ve iş dışı eğlenceli bir takım aktivitesi ile insanları yakınlaştırmak çok önemli bir motivasyon kaynağı olmakta. İlave olarak, ekip için düzenlenen eğitimler ve ekibin başarısının global dünyada takdir edilmesi, ekip motivasyonunu arttıran diğer enstrümanlar arasında yer alıyor.

FARKLILIKLARI DİNLEYEREK VE ANLAYARAK YÖNETİYORUM

Kuşak farklılıklarını nasıl yönetiyorsunuz?

Herhalde bu sorunun tek bir cevabı bulunmuyor. Ancak ben her türlü farklılığı daha çok dinleyerek, anlayarak yönettiğimi düşünüyorum.

Kadınların satış dünyasında daha çok yer alması neleri değiştirebilir?

Kadınların özünden gelen birleştirici özelliği vardır. Aileleri düşünelim. Bir araya gelme vesileleri hep bir kadının liderliğinde gerçekleşir. Aynı aileden bile olsanız, aslında farklılıklar barındırırsınız ve bir araya geldiğinizde bu farklılıkları yumuşak bir biçimde bir kenara koyar, birbirinize yardım etmek, paylaşmak ve biraz da eğlenmek için bir araya gelir halde bulursunuz kendinizi.

İş hayatında da bence kadının yaratacağı en büyük fark, farklı grupları bir araya getirip, insanların yeteneklerini ortaya koyabildikleri güvenli ve rahat bir ortam yaratıp, o ekipten muazzam  ve en önemlisi -planlama özelliklerimizden ötürü- sürdürülebilir bir başarı elde etmektir.

Satışa geldiğimizde ise; güven esastır. Bunu sürdüremezseniz sadece bir defa satış yapabilirsiniz. Yine satışta karşı tarafın ihtiyacını anlamak, ona uygun çözüm bulmak, onunla beraber partner olmak ve bunu hissettirmek, satışın olmazsa olmazıdır. Tüm bu özellikler az önce bahsini ettiğim kadının aileden gelen görevleri ile doğası gereği örtüşmektedir. İşte bu yüzden bence kadınlar satışta çok başarılı olmaya oldukça yatkındırlar.

Tümünü özetlersem, kadının satışta daha çok görev alması, iş ortaklıkları kurma, yaratıcılık ve sürdürebilirlik konularında bence bizi ileriye götürecektir.

SATIŞ UÇSUZ BUCAKSIZ ÖĞRENME DENEYİMİ SUNAR

Gençlere satış mesleğini tavsiye eder misiniz, neden?

Evet , fazlasıyla çok tavsiye ederim. Her gün birinin bir diğerine benzemediğini yeni deneyimlere uyanmak ve uçsuz bucaksız öğrenme deneyimine (farklı seviyelerdeki kişi ve sektörlerle karşılaşmak) kendilerini açmak istiyorlarsa, satış tam onlara göre bir meslektir.

Kitap okur musunuz, evet ise önereceğiniz kitaplar var mı?

Evet , özellikle son yıllarda kitap okumaya epey eğildim diyebilirim. Önerebileceğim pek çok kitap var  ama  bazılarını paylaşmak gerekirse;

Savaşçı Tanriça’nın Yolu – Heatherash Amara

Lean In – Sheryl Sandberg

Düşünce Gücü ile Tedavi – Louise Hay

Mükemmel Değil Cesur Ol – Reshma Saiyani

Drive – Daniel H. Pink

Sen Değişirsen Her Şey Değişir – Başak Sayan

Şimdi’nin Gücü – Eckhart Tolle

Dört Anlaşma – Don Miguel Ruiz

İŞ HAYATINDA HER YILA AYRI BİR MOTTO İLE BAŞLARIM

Sık kullandığınız bir atasözü var mı? Yoksa, size göre herhangi bir durumu en iyi anlatan atasözü hangisi?

Sık kullandığım bir atasözü yok ama her yıla özel bir mottom olur. Bazılarını paylaşmak gerekirse;

Bir yıl , “ Be extraordinary” ile giriş yapmıştık yıla. Çünkü çok zorlu bir sürece girmiştik ve ancak sıradışı olarak üstesinden gelebilecektik. Nitekim sıradışı bir performans ile o yıl, o iş kolunu ekipçe kurtarmıştık.

Başka bir yıl, global ekiplerle çok verimli ve yoğun çalışmamız gerekiyordu . Ekip ruhunu yakalamak için “Together We Achive Better” mottosu ile yol aldık ve herkesi aynı hedefin çemberinde toplayabildik.

Bu sebeple, iş hayatımda her yıla, ilgili yılın zorluğu, gereksinimi ve içinde barındırdığı fırsata uygun ayrı motto ile başlarım.