12.11.2021

Sağlık ve beslenme ile ilgili yaşam bilimleri alanlarında uzmanlaşmış bir inovasyon şirketi, Bayer

Genel olarak şirketinizi tanıyabilir miyiz?

150 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan Bayer, sağlık ve beslenme ile ilgili yaşam bilimleri alanlarında uzmanlaşmış dünya çapında bir inovasyon şirketidir. Bayer dünyada; İlaç, Tüketici Sağlığı ve Tarım Ürünleri bölümleri ile 3 alanda faaliyet göstermektedir ve yenilikçi çözümlerle çağımızın önemli sorunlarına çare bulmayı amaç edinmiştir. Bayer, Türkiye’de ise 1954 yılından beri faaliyet gösteriyor. Çatısı altında bulunan her üç bölüm de Türkiye’de kendi pazarlarında iyi konumlarda bulunuyor ve büyüme potansiyeli vaat ediyor. İstanbul’daki genel merkezin yanı sıra Bayer, Türkiye’nin 7 farklı ilinde bölge ofisleri ile hizmet veriyor. Bunların dışında Gebze ve Bursa’da üretim tesisleri, Antalya’da da bir Ar-Ge merkezi bulunuyor. Türkiye’de ürettiği ürünleri 40’ı aşkın ülkeye ihraç eden Bayer Türk, mevcut tesisleri ve insan gücüyle Bayer’in Ortadoğu Bölgesi’ndeki en büyük iştiraki olarak öne çıkıyor.

Bayer Tüketici Sağlığı Bölümü olarak biz ise; bireylerin hayat kalitelerini artıran ve önlenebilir sağlık problemlerine karşı çözüm getiren ürünler sunuyor, kişilerin ciddi sağlık sorunları yaşamaması adına önem vermeleri gereken konulara dikkat çeken projeleri hayata geçiriyoruz.

Ürün ve hizmetlerinizin kapsamını anlatır mısınız?

Tüketici Sağlığı markalarımız hem küresel olarak hem de Türkiye’de yüksek bilinirliğe ve güçlü pazar konumuna sahip. Markalarımız; bilim temelli etkisi, kalitesi ve güvenilirliği için tercih ediliyor. Ürün portföyümüz dermatoloji, takviye edici gıdalar, sindirim sistemi sağlığı ve soğuk algınlığı kategorilerinde yer alan ürünlerden oluşuyor.

Başlıca markalarımızdan bahsetmek gerekirse; dermatoloji kategorisinin önemli markalarından Bepanthol, takviye edici gıda kategorisinde üst sıralarda yer alan Redoxon ve Supradyn, sindirim sağlığı kategorisinde Rennie ve Talcid hem hamilelik hem de emzirme döneminde annelere destek olan Elenatal ve yakın zamanda lansmanı yapılan soğuk algınlığı kategorisinde öksürük şurubu ve boğaz spreyi ürünlerimizi içeren markamız Aspi NATURA gibi pek çok ürünümüz bulunuyor. Bu çalışmalarımızın yanı sıra pazara tüm dünyada tüketicilerin günlük sağlık alışkanlıklarına katkı sağlayacak yeni ürünler getirmeye devam ediyoruz.

Sosyal sorumluluk anlamında bakış açınız nedir?

Bayer olarak, “Daha İyi Bir Yaşam için Bilim” misyonumuzdan yola çıkarak, faaliyet gösterdiğimiz tüm ülkelerde içerisinde bulunduğumuz topluma katkı sağlamak için sosyal sorumluluk projeleri geliştiriyoruz. Sosyal sorumluluk stratejimiz kapsamında, bilim, eğitim, sağlık, sosyal ihtiyaçlar ve topluluk projeleri alanlarında stratejik yatırımlar yapıyoruz. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde sosyal sorumluluk çalışmalarının daha da yüksek önem taşıdığını düşünüyoruz. Toplumsal değer taşıyan konularda kat edilmesi gereken mesafe daha yüksek olduğu için şirketlerin sosyal sorunların çözümüne katkı sağlamasının değeri daha fazla. Bu noktada, şirketlerin özellikle kamunun ihtiyaçları doğrultusunda da projeler yürütmesi önem kazanıyor. Biz de yürüttüğümüz projelerde ülkemize ve gençlere katkı sağlamaya önem veriyoruz.

Türkiye’de yürüttüğünüz projelerinizden bahseder misiniz?

Türkiye’de özellikle toplumu sağlık ve bilim konusunda desteklemeye, çocukların ve gençlerin bilim alanında merakını canlı tutmaya ve dolayısıyla bilime katkı sunmalarına destek olmaya yönelik projeler hayata geçiriyoruz.

Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) iş birliğiyle 2011’den itibaren 10 yıl boyunca yürüttüğümüz “Bayer Genç Bilim Elçileri” projesi ile ilköğretim çağındaki çocukları bilim insanı olma yönünde yüreklendirerek Türkiye’de bilimin gelişimine katkı sağlamayı amaçladık. Bu doğrultuda 10 yıl süresince Bayer Genç Bilim Elçileri projesi 80 ilde, 3 bini aşkın Genç Bilim Elçisi ile 40 bini aşkın çocuğa ulaştık.

Türkiye’deki bir diğer önemli projemiz ise Bayer Liseler Arası Bilim Yarışması. 2014 yılında hayata geçirdiğimiz yarışmamızla, Türkiye genelindeki lise öğrencilerini fen ve bilim alanında çalışmalar yapmaya teşvik ediyor ve onların gelişimlerine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Her yıl finale kalan 10 proje arasından ilk üçe girenleri ve Bayer Özel Ödülü’ne layık görülenleri ödüllendiriyoruz. Bayer Liseler Arası Bilim Yarışması’na ilk beş yılında toplam dört binin üzerinde öğrenci 3.500’den fazla projeyle başvuruda bulundu.

Ayrıca Bayer’in bir “Yaşam Bilimleri” şirketi olarak, bu alandaki dijital girişimleri ve girişimcilik ekosistemini desteklemek amacıyla küresel çapta yürüttüğü Girişim Hızlandırma Programı’nın Türkiye ayağı G4A Turkey’i 4 yıldır düzenliyoruz. Programa; Sağlık, Tarım, Radyoloji ve Çevre Sağlığı alanında inovatif dijital çözümler sunan ve fikir aşamasını geçen, yalın bir ürüne, prototipe ya da ileri seviyede bir girişime sahip olan girişimciler başvuruyor ve seçilen girişimcilere hibe, eğitim ve mentorluk desteği sunuyoruz. Örneğin bu yıl 4 girişimin 60’ar bin TL hibe ile desteklendiği programda seçilen tüm 7 girişim; 100 günlük online eğitim programı ve mentorluk desteği alma hakkına sahip oldu. Programa katılan her bir girişimci alanında uzman Bayer yöneticilerinin yönlendirmesiyle daha kısa sürede piyasa koşullarını anlayabiliyor, düzenlenen eğitimlerle kendini geliştiriyor ve yatırım alma noktasına gelebilmek adına doğru bir iletişim ağına sahip olabiliyor. Bayer olarak girişimcilere sunduğumuz bu imkânlar ile Türkiye’deki girişimcilik ekosistemine üç yılda toplam 2,5 milyon TL değerinde katkı sağladık. Bu yılla beraber toplamda 740 girişimciyle buluştuk ve 26 girişimi seçerek yakın temasta olma şansı yakaladık. Bundan sonraki süreçte de Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminin gelişmesine katkı sağlamaya devam etmek istiyoruz.

Bayer olarak sahiplendiğiniz sağlık okuryazarlığı konusu üzerine gerçekleştirdiğiniz çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Bugüne kadar; Türkiye’de sağlık okuryazarlığı düzeyini artırmaya yönelik pek çok proje hayata geçirdik. Bayer Tüketici Sağlığı Birimi olarak 365 Gün Sağlıklı Yaşa mottosuyla 2017 yılında “365 Gün Sağlıklı Yaşam Hareketi” projesi kapsamında yayına aldığımız 365gün.com ile pratik sağlık, iyi beslenme gibi konularda uzmanlarımızın oluşturduğu içeriklerle “sağlıklı yaşa!” mesajını verdik. 365gün.com web sitesi üzerinden proje başlangıcından günümüze kadar insanlarımızın kendi sağlıkları hakkında bilgi düzeylerini artırmalarına yardımcı olduk.

Bu projemizin devamında, Millî Eğitim Bakanlığı ile yaptığımız iş birliği sonucunda ilköğretim çağındaki çocuklara ulaşmak için okul bahçelerini öğretici oyun içerikleriyle renklendirdiğimiz 365 Gün Teneffüste Sağlık projemizi gerçekleştirdik. Okul bahçelerinde hazırladığımız aktivitelerin yanı sıra projenin daha fazla kişiye ulaşabilmesi adına AVM etkinlikleri gerçekleştirdik ve oyun parklarını eğitici içeriklerimizle donattık. Öğretmen Akademisi Vakfı’nın da destekleriyle ülkemizin birçok farklı şehrinde bulunan Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı 77 ilkokulda eğitici içeriklerimizi yerleştirerek binlerce çocuğa ulaştık. Yine ÖRAV ile dirsek dirseğe çalışarak tam 150 öğretmene “Oyunla Öğrenme Tasarımı Eğitimci Eğitimi” verdik. Eğitimleri tamamlayan öğretmenlerimiz, MEB başarı belgesi almaya hak kazandı.

Bu yılın başında ise tüketicilerin takviye edici gıdalar konusunda doğru yönlendirilmesi, halk sağlığının korunması ve bu konunun en önemli neferlerinden olan eczacıların desteklenmesi amacıyla İstanbul Medipol Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ile “Tavsiyen Eczanede” projesini hayata geçirdik. Eğitimler kapsamında 27 bin eczacıyı hedeflediğimiz bir sertifika programını başlattık. Eczacılarımızın danışanları ile kuracakları iletişimde kendilerini desteklediğimiz kapsamlı bir program sunduk ve iş birliğimize yeni eğitim programlarıyla devam edeceğiz. Şu ana kadar toplam  2.500 eczacımız bu eğitimlerimizi almaya başladı.

Pandemi süresince bir kez daha gözler önüne serildiği gibi sağlık okuryazarlığı seviyesinin yükselmesi, halk sağlığının en temel ihtiyaçlarından biri durumunda. Biz de bu yıl sağlık okuryazarlığına dair bilgileri ülkemizin gündemine bir kez daha getirmemize vesile olacak bir adım daha atmaya karar vererek 22 Ekim tarihini Sağlık Okuryazarlığı Günü ilan ettik. Böylece bugüne kadar yaptığımız ve bundan sonra ülkemizdeki sağlık okuryazarlığı seviyesini yükseltme hedefine hizmet etmek için yapacağımız tüm çalışmaları bir çatı altına toplamış olduk. Bu kapsamda araştırma şirketi IPSOS ile Türkiye çapında Sağlık Okuryazarlığı Araştırması gerçekleştirdik. Araştırmamız; katılımcıların hane içi sağlık anlayışını, kişisel ve koruyucu sağlık bilgisini, beslenme alışkanlıklarını, fiziksel aktivitelerini, ruhsal sağlığa dikkat etme oranlarını, sağlık ile teknoloji arasındaki ilişkiyi ve güvenilir haber kaynaklarını değerlendiriyor. Projemiz kapsamında bizlere yol gösterici olması ve değerli bilgileriyle kamuoyunu aydınlatması amacıyla Eczacı Adile Özdağ, Dr. Ayça Kaya ve Prof. Dr. Aytuğ Altundağ ile ilerliyoruz. Böylece toplum sağlığını yakından ilgilendiren bu konuyu sahipleniyoruz ve insanlarımızın Sağlık Okuryazarlığı özelindeki bilgi ve farkındalık düzeyini arttırmayı hedefliyoruz.

Araştırmamızın, sağlık okuryazarlığı konusunda ülkemizin ihtiyaçlarını net olarak ortaya çıkarmaya yardımcı olacağına inanıyoruz. Bayer olarak bu ihtiyaçlara yönelik aksiyonlarımızı, hali hazırda devam ettirdiğimiz projelerimizde de faydalanabileceğimiz şekilde belirleyeceğiz.

Paylaşma Seçenekleri

Diğer Röportajlar

Röportaj

29.11.2021

Röportaj

23.11.2021

Röportaj

16.11.2021

Topluluğumuza Katılın!

Daha iyi bir dünyayı birlikte tasarlamak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

People Icon

Saygın ve Güçlü
Üyeler

Content Icon

İlham Veren
İçerikler

Communication Icon

Çok Yönlü
Etkileşim

Hemen Katıl